Şeyini şey ettiğimin dünyasında şeyettiğin yazıyı yeniden şeyetmek
Dedi ki:
Yazının şeyi, biraz şey olmamış mı?
Dedim ki:
Şeyini şey ettiğimin şeyinde, hangi şeyin şeyi şey gibi olmuyor ki…
Dedi ki:
Sen, yine de şeyi şey et diyorsan, ben yine de şeyini şeyederim…
Dedim ki:
Boşver… Sen, şeyi yine de şeyetme…
Ben yazının şeylerini şeyettikten sonra; sen, yazımı şeyedersin…
Dedi ki:
Tamamdır…
Sen, yazının şeyini şeyettikten sonra; şeyettiğin yazıyı bana şeyet, ben de şeyedivereyim!
Bu halet-i ruhiye içinde,
Yazımın şeyini şey edeyim derken ruhumda arabesktif bir nostaljizasyon oluştu,
Ve,
Aklıma, çocukluk yıllarımdan bir şarkı geldi…
Hüseyin Altın’ın şarkı sözleri:
“Başın yine dumanlı hergün dünden betersin
Nedir senin bu halin vallahi sen delisin…
Yaşam zor ömür kısa,
Dostum gönlünce yaşa,
Bırak Fon kemendini,
Hayat değmez bir yazıya…”
İçimde mırıldandığım bu şarkı bitmişti ama düşünselliğimdeki boşvercilik bitmemiş olmalı ki; uyarlamacı bir karaokecilik içinde Türk Sanat Musikisi terennüm etmeye başladım:
“Safâlar getirdiniz, hazza geldiniz dostlar,
Bezm-i revnak verdiniz; Ey FONetik dostlar…
Ye, iç, gül, eğlen dostlar; milyarcıklar sizin dostlar hey...
Raks ediyor bir huri,
Kevser içer Halle Berry,
Çıkır fıkır her yeri,
Durmak yok hep ileri…
Safâ geldiniz dostlar
Ye, iç, gül, eğlen dostlar; ganimet hakkınız dostlar hey...
Doldukça üst üste haram
Verdikçe veriyor Mevlam…
Bire bin ver kurban olam,
Gider gönlümüzden gam
Bal tutan parmağım yalayam…
Safâ geldiniz dostlar
Ye, iç, gül, eğlen dostlar; geberen gebersin dostlar hey...”
Yazımın şeyini şey edip bitirirken tasavvuf şeyini şey etmediğimi fark ettim…
Ve,
Mevlenalaşmanın şeyini şey etmeden olmaz diyerek şu mısraları şeyedip; yazıyı şeye erdireyim dedim:
“Gel, gel! ne olursan ol, yine gel!
İster Fonzede, ister Fonzi,
İster milyarları çal, ister gurebanın ekmeğini; yine gel!
Bizim dergahımız, mizan dergâhı değildir,
Bizim dergahımız, malı götürmeyi bilenlerin tahassüngâhıdır…
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da; yine gel...
Şu toprağa yok ektirir, bol kepçe bal yeriz biz...
Fakire deve besletir, hamuduyla ham ederiz…
Beri gel, beri! Daha da beri!
Gelsin bize Hally Berry,
Koynumuzda hazır yeri,
Boşver haramı helali,
Cennette huri, dünyada mani mani mani…”
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.