08.02.2019 12:22 Güncelleme Tarihi: 08.02.2019 12:26

Doğu Türkistan ve CIA

Doğu Türkistan ve CIA

Hiçbir şey karşıdan görüldüğü gibi değildir. Yine üst akıl, yine oyun, yine zulüm, yine provokasyon ve yine terör. Her şey üst aklın tasarlamış olduğu planların doğal seleksiyon göstermesiyle sonuçlanıyor. Peki nedir bu Doğu Türkistan olayı?

Bir de olayları benim gibi bir Türk faşistinden dinlemek isterseniz lütfen okumayı sürdürünüz. 

Daha geçtiğimiz aylarda Huawei'nin patronun kızı yani Huawei'nin veliahtını Kanada'da Amerika emriyle tutuklamıştı. Soyadı Vancouver olan bu kadın Kanada'nın Vancouver isimli şehrinde tutuklanıyor. 

10 milyon dolar gibi komik bir rakamla serbest bırakılıyor. 

Dünya telefon piyasasını ele geçirmeye başlayan Huawei firması Yahudi ortaklı Iphone ve Samsung'u rahatsız etmektedir. Bu ABD'nin Çin'e verdiği bir ültimatomdur. 

100'ün üzerinde ana sektörde tekel olan Çin'in bir şekilde karıştırılması ve yıpratılması gerekiyordu. Çin zulmü falan filan diye hayıflanırsak olmaz. 

Dinsiz bir devlette radikal İslam tehlikesini hissettirirsen Çin değil hangi devlet olursa olsun bir dizi önlemler alacaktır. 

Doğu Türkistan sürgün hükümeti Anwar Yusuf Turani'nin Gök Tanrı inancından gelen bu insanları radikal İslam diye, üst aklın planları çerçevesinde Çin ile karşı karşıya getirmektedir. 

Bakın Doğu Türkistan'da olaylar nasıl gelişmektedir. 

Merkezi Hong Kong'da bulunan FSG isimli firma Kaçkar'da Çin Devleti'ne Türkistanlılar için güvenlik hizmeti vermektedir. 

Sıkı durun şimdi. FSG isimli firma Blackwater özel istihbarat biriminin yeni adıdır. 

Dediğimiz gibi hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Aslında en başta söylemesi gereken söz şu olmalıdır. 

Halklar masumdur fakat liderler suçludur. 

Doğu Türkistan sürgün hükümeti lideri Anwar Yusuf Turani Amerika'da Virjinya da ikamet etmektedir ve bölgede bir okulda öğretmenlik yapmaktadır. ABD'nin Çin gibi bir mega treni raydan çıkarma girişimlerinin biri de Türkistan zulmüdür. 

Eziyet edilen halka önce radikal İslam öğretiliyor ardından dinini korumak için gerilla taktiği saldırılar yaptırılıyor ve Çin rejimi toprak bütünlüğü için müdahale ediyor. 

Halbuki 30 yıl öncesine kadar doğu Türkistanlı kardeşlerimiz inançlarını çok rahat yaşayabilmekteydi. Sonunda bir üst analist Çin'deki devasa büyümeyi gördü ve müdahil olduğu bir iç savaş başlattı. 

Burada Doğu Türkistan'ın şunu yapması gerekiyordu. Eğer Pakistan Hindistan'dan ayrılabildiyse, diğer Türki cumhuriyetler Rusya'dan bağımsız olabildiyse, Ebulfez Elçibey Azerbaycan'ı kurtardıysa, Piruz Bey İran ile mücadele edebiliyorsa o zaman Doğu Türkistan'a bir kuva-yi milliye lideri lazım. 

Lider seçimlerinde çok dikkatli olmak gerekir ve eğer bir hata yapılırsa bedeli ağır olur. 

CIA kimi nerede ne zaman kullanacağını iyi bilir. Daha önce tüm Türk ve İslam coğrafyalarında olduğu gibi. 

O yüzdendir ki ABD'nin Çin, Rusya, Hindistan, İran ve Türkiye gibi Asya'nın devleri ile ortak hayata geçirmeye çalıştığı Shangay İşbirliği Örgütü'nü baltalama girişimleri ile Türkistan'da olduğu gibi hoş olmayan hadiseler cereyan etmektedir. 

Her ülkenin mevcudiyetini koruma içgüdüsü olabilir. Dünya dengelerine müdahale eden bu karanlık eller her zaman bu tarz girişimler yapacaklardır. 

Küresel olarak oynanan bu acımasız satrancı yazarken içim acıdı fakat, bu yazı gerçeğin ta kendisidir ve burası Taklamakan Çölü... 

Gerçeğin çölüne hoş geldiniz. 

Yazıma yine Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir yazısı ile son vererek esenlikler diliyorum. 

"İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri devlet işleri görülemez; millet ve devlet şeref ve bağımsızlığı temin edilemez. İnsaf ve merhamet dilenme gibi bir prensip yoktur. Türk milleti, Türkiye'nin gelecek çocukları bunu bir an hatırdan çıkarılmamalıdırlar." 1927