13.03.2019 12:43 Güncelleme Tarihi: 13.03.2019 12:57

Anketlerde kim neden önde?

Anketlerde kim neden önde?

Yazımızın başlığından anlayacağınız üzere anketlerde kimlerin ne kadar oy aldığını ve nedenlerini ele alacağız.

Öncelikle AK Parti adayı ve mevcut Belediye Başkanı Tahsin Babaş’tan başlayacağım.

Tahsin bey tüm anketlerde önde çıkıyor,

Bazı anketlerde kıl payı önde, bazılarında açık ara. Mesela Kastamonu İlk Haber’in yaptığı anket sonucuna göre; “yüzde 48,75 (18823 oy) Tahsin Babaş, yüzde 39.01 (15064 oy) Galip Vidinlioğlu ve yüzde 12.24 (4725 oy) Mustafa Öztürk” almıştı. Bu anket yapıldığında CHP henüz seçim startı vermediği gibi, Mustafa Öztürk de sahaya hiç inmemişti. Yani oylar değişkenlik gösterebilir.

Bir siyasi partinin yaptırdığı ankete göre ise, yine Tahsin Babaş 1 puan önde, yine başka bir anket firmasının anketine göre, Tahsin Babaş 5 puan önde, ve yerel bir internet sitesinin anketine göre, Tahsin Babaş 7 puan önde görünüyor.

Peki Tahsin Babaş neden anketlerde önde çıkıyor?

Ben bu memlekette yaşayan bir vatandaş olarak sebeplerini izlenimlerim, gözlemlerim ve yaptığım araştırmalar sonucu vardığım kanıyı ortaya koyacağım. 

Tahsin Babaş yaptığı hizmetler, izlediği siyasetle kimseye ayrımcılık yapmadan herkesin başkanı olduğunu göstermesiyle,

Çalışanının hangi siyasi partiden olduğuna bakmayarak -ve hatta 2014 seçimlerinde karşısında çalışanlara bile, “bizler yıllarca mesai arkadaşı olduk” diyerek ayırmadan ve hatta daha rahat ettirerek-

Yardıma muhtaç kişilere gözlerini kapatmayarak,
Sosyal belediyeciliği Kastamonu ile tanıştırarak,

Dev projelerin altına imza atarak,
3 dönemde yapılacak işleri 1 döneme sığdırmaya çalışarak,

Nezaketi elden bırakmayarak,

Atılan iftiralara cevap vermek yerine işine bakarak,

İttifaka sahip çıkıp, üslubunu bozmayarak,
Muhalefet onunla uğraşırken o yine dev projeleri bir bir insanlara anlatarak,

Yorulmadan, bıkmadan, usanmadan Kastamonu diyerek anketlerden birinci olarak çıkıyor.

Evet siyasetin çirkinliğinden bahsettim son yazımda. Ama bu çirkinlik icraatı ile insanların karşısına gidenlere prim yaptırıyor. Ne diğer partilere iftira atıyor ne de iddiada bulunuyor. Hatta malumu bile ilan etmeyecek kadar nezih bir seçim kampanyası yürüterek halkın karşısına çıkıyor. Neredeyse her hafta bir Bakanı Kastamonu’ya getiriyor ve yatırımlar için söz alıyor.


CHP adayı Mustafa Öztürk de bu şekilde oylarını artıran diğer bir adayımız.

Bizim yaptığımız ankette 4725 oy alan Mustafa Öztürk şu andan 10 bini aşkın bir oya sahip. Ne yapıyor biliyor musunuz? Kendisini ifade ediyor ve yapacaklarını anlatıyor. Eleştiriyor hem çok ağır da eleştiriyor ancak nezaketli, saygılı ve aklı selim ile yürütüyor seçim çalışmasını.

Mesela diyor ki; “Ben makam odasını şeffaf yapacağım.” İnsanlar bu sözden bile çok etkilenmiş.

Projelerini anlatıyor ve gittiği herkesi ikna edebilecek kadar naif bir üslup ile gidiyor seçmene.

İktidarın yapamadıklarını, muhalefetin yapacaklarını anlatıyor. Bu artış ile devam ederse başkanlığın en güçlü adaylarından birisi, Mustafa Öztürk olacaktır. 

Ancak!

İttifakta oldukları İYİ Parti’nin kararsız olana yüzde 70‘lik oylarını kendilerine çevirmeli ve Caner Yenidünya’nın aldığı oyları almalı. Bu zor değil, hatta sayın aday için hiç zor değil. Kastamonu’da Cumhur ittifakı yok iken Millet ittifakının kenetlenmesi çok zor olmayan galibiyeti getirebilir.

Milliyetçi Hareket Partisi ise adayını kısa zamanda tanıttı.

E insanlar tam hüsnü zan etmeye başlayıp, “iyi bir insan, ve oy verilebilir” derken bir şeyler oldu ve seçmen “biz ne yapıyormuşuz arkadaş“ diyerek görüşünü değiştirdi. Tehdit ile, yüksek perdeden konuşmak ile nereye varılacak! dedi.

İl Başkanı sayın Yüksel Aydın’ın söylemleri ve çok öne çıkmasıyla seçmen nezdinde hızlı bir düşüşe geçti. İyi Polis kötü Polis oynarlarken, aday Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu sahneden kaybolma noktasına geldi. Seçmen ispatı olmayan şeylerin konuşulmasını sevmiyor, ben bunu anladım.

Sayın Yüksel Aydın’ın yerinde ben olsaydım, iddia ettiğim her şeyi ispat eder ve hatta, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunur, Adliye çıkışında da “ben üzerime düşeni yaptım kardeşim” der insanları aydınlatırdım. Ama Yüksel bey bu yolu değil, daha kolay bir yolu tercih ederek açıklamalar yapmaya ve ispat için uğraşmamaya devam ediyor. Cumhur ittifakı yok, diyerek aslında bazen genel ittifaka da zarar verecek açıklamalar yapıyor. 

Siyaset siyasetçinin işi, biz analizimizi yapar, kıymetli okurlarımızla paylaşırız.

Son tahlilde seçim bu seyirde giderse, söylem bu seyirde devam ederse adayların bir kısmı oy artırmaya, bir kısmı ise oy kaybetmeye devam eder.

Ben bugün sayın Devlet Bahçeli’nin yapacağı açıklamaları çok önemli buluyorum. Merakla bekliyorum acaba ne diyecek ve nasıl mesajlar verecek. 

Tüm okurlarımı sayın Devlet Bahçelinin mitingini izlemeye davet ediyorum.

Sürç-i lisan muhakkak.
Bir sonraki yazımda görüşmek ümidiyle, selam ve dua ile…