TIC HOLDING Header
  • USD 18.544
  • EUR 18.084
  • Altın 988.977
  • BIST 100 3253.84
Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

Almanların değişen siyaseti

Geçen haftanın ortasından beri, Alman hükümetinin SPD kanadı tarafından, Yeşillerinden muhalefet tarafından yaptıkları baskılara, Türkiye'ye karşı elim bir değişime, açıkça düşmanvari bir eyleme girdiğine tanık oluyoruz!
Almanların değişen siyaseti
Yıllar evvel, daha başlarında Schröder ve Fischer gibi aklı başında liderler var iken, Türkiye için adeta referans olan bu iki partinin önderliğindeki bu değişmenin, hasmane tutumun, katılaşmanın sebepleri elbette ki var ve de çok vahim sebepleri var!

Özellikle de CDU/CSU kanadının da, bulunmaz fırsat bilerek aynı trene var güçleri atlamalarının da sebepleri var!

İlk olarak, baş sebep asla kontrol etmeyi artık rüyalarında bile göremedikleri Recep Tayyip Erdoğan!
Sn. Cumhurbaşkanı, tüm AB'yi, özellikle de Almanya'yı halaç pamuğuna çevirdi, çeviriyor. Düşünseniz ki, tarihlerinde ilk kez, Alman gazeteleri Türkçe demeçler, başlıklar atmak zorunda kaldılar. Alman Dışişleri Bakanı, Türkçe bir mektup yazmak zorunda kaldı! 

15 yıl önce, 20 yıl önce, Almanların çoğu daha Türkiye'nin haritadaki yerini dahi bilmezdi. Bu bir devrimdir. Devrimdir çünkü şu an Almanya'nın birinci gündem maddesi Türkiye olmuştur! 

Peki niçin oldu? Bu sürece nereden ve ne için gelindi?

50 yıl önce, en ağır işleri, üç beş kuruşa gördürmek için ülkelerine çağırdıkları insanları hakir görmeye pek alışmış Almanlara şimdilerde ne oldu?
Burunları daima kaf dağında olan bu kendini beğenmişlik abidesi ırk şimdi niçin panikte?

Ne değişti? 
Kadim "dostluklar" ile birbirine bağlı olan iki devletin arasına hangi kara kedi girdi!

Basit!
Çünkü Türkiye bu dostluktan yediği kazıklardan artık bıktı ve daha da yemeğe hiç niyeti yok!

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye son 15 yıldır inanılmaz ve şimdilik son metamorfozunu geçirdi. Köklü bir değişim yaşadı ve şaha kalktı. Sürekli yükselen refah seviyesi ve medeni yükseliş ile inanılmaz bir özgüven patlaması yaşadı, yaşıyor, yaşayacak!

Türkiye artık her kendine dikte edileni yapmayan, kendi doğru bildiğini yapan bir ülke oldu!

AB ise kontrolü kaybetti, ve bunun da farkında!

AB içten içe çatırdıyor, yok olma sürecine çoktan girdi. Bir çok ülke, Brüksel'den gelen ve saçma sapan uygulamalardan bezmiş durumda. Birleşik AB ülkesi projesi tutmadı! 
Tek bayrak altında toplanıp bir yerden yönetilmeye, hemen hiç bir ülke halkı sıcak bakmamakta!

EURO, tüm üye ülkelerine inanılmaz maddi zararlar verdi! Özellikle halklar 2002 den beri isyanlar içinde!

Almanya'nın sosyal sistemi çökme noktasında! Özellikle de jenerasyonlar kontratı adını verdikleri emeklilik sistemi şimdiden çöktü. Çalışan bir kişinin baktığı emekli sayısı eskiden 2 iken şimdi bu sayı 4 oldu ve daha da artacak. 20 yıl sonra, emeklilik özel sigortası olmayanlar, ya fakirlikten ölecek, ya da aciz evlerinde perişan olacaklar!

İşsizlik ve fakirlik, Türkiye'nin şahlanışı ile beraber, Almanya'da ayyuka çıktı! İşsizlik iki programı ile insanlar, anca hayatta kalabilecek kadar bir miktar para ile sefaleti yaşıyorlar.
Fakirlik sınırı altında yaşayan insanlar, özellikle de çocukların sayısı, %300 arttı! 

Yani iç siyaseti ile asla yüzleşemeyecek kadar ağır sorunları var Alman hükümetinin!

AB içinde de hep büyük abi rolünü oynayan Almanları, artık en yakın komşuları ve Hinterlandları olarak gördükleri Polonya bile takmıyor! 

Almanya ağır güç kaybı yaşıyor!
Üstelik tam da seçim vakti! 

En önemli etkenlerden biri ise zaten istihbarat savaşları!
Kaybediyorlar! 
Korku içindeler!

MİT ülkelerinde adeta elini kolunu sallayarak operasyon üstüne operasyon yapıyor algısı içindeler!

Kendilerinin yaptıkları tüm operasyonlar ise tek tek boşa çıkıyor, ajanları deşifre ediliyor! 

Kendini beğenmiş Almanlar için bu durum asla kabul edilemez!
Alışmışlar ya bizleri hakir görmeye, kaybetmek onlara zul geliyor! 

İstihbarat ve operasyon birimleri olan FETÖ, şimdi tasfiye ye girdi! 
Halbuki neler denemediler ki? 
Gezi, 17/25, Hendekler ve sonunda 15 Temmuz! 

Hiç biri tutmadı! Ve kıymetli piyonları tek, tek deşifre oldu, oluyor! 

Panik içine girdiler, ve haklılar da!

Özellikle kadim dostları Katar'ın Türkiye ile yakınlaşması aslında bardağı taşıran son damla oldu!

Çünkü Katar Alman ekonomisinin temel taşlarının hepsinde önemli hisselere sahip. Dolayısı ile Türkiye'nin her an ekonomilerine ağır zarar verebilecek operasyonel güce sahip olduğunun farkındalar. VW hisselerinin Katar tarafından Türkiye varlık fonuna devredilmesi, Almanları adeta kuduza çevirmeye yetti! 

Almanya şunu da çok iyi biliyor ki, Türkiye jeopolitik önemli bir güç. Suriye'nin çözümü ancak Türkiye ile mümkün ve dahi tüm Ortadoğu'nun tek Lideri Türkiye! 

Ülkemiz ayrıca, asla kaybetmeyi göze alamayacakları bir Pazar! 
Teknoloji ve otomotiv sanayileri Türkiyesiz çok önemli bir artılarını kaybedemez, bunu asla göze alamazlar. Ve onlar için en kötü şey de Sn. Cumhurbaşkanımızın bunların gayet farkında olup, bu gerçeklerin verdiği özgüveni tam olarak kullanmasıdır. Şahsını hedef seçmeleri tam da bundan! 

Evet, seçim sürecindeler. İki birbirine ideolojik olarak çok uzak olan parti, Koalisyon hapsinde, zoraki bir birliktelik sürdürmedeler! Adeta işkence yaşıyorlar fakat yapacak hiç bir şeyleri yok! 
Birbirlerine mecburlar. Zira enselerinde sağ aşırı kanat ve sağ popülist Partiler var. Ve Almanya inanılmaz bir şekilde sağ açığa kaymakta! Nedeni basit: zaten irsi olarak ırkçı bir millettir Almanlar. Geçmişleri bunun en bariz şahidi!

İç siyasi sorunları ile asla yüzleşemeyecekleri için, seçim propagandalarını Türkiye üzerinden yürütmeye karar aldılar. 
Bu adım ile sağ popülistlerin ekmeklerine yağ sürdükleri umurlarında dahi değil! 
Başka çareleri yok! 

Bu süreçte, Almanlar, TÜM MEDYALARI ile iyiden iyiye iğrençleştiler! 

Terör suçundan tutuklu ajanların adını "Rehine" koymaya kadar gittiler. Tabii onların tutukladıkları hukuki gerekçeli, bizim aldıklarımız "Rehine"!
Onların ki hukuk, bizim ki guguk!

Bu, iki ülke arasında yaşanabilecek artık son noktadır. Bundan sonra, hiç birşey eskisi gibi olmayacaktır, olamayacaktır!
Çünkü Türkiye bu düşmanlıkları unutamaz!
PKK'ya verilen silahları, iltica hakkı tanınan teröristleri, bunlara yapılan hamililikleri unutamaz ve de unutmamalı!

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti bir muz ülkesi değil, 2000 senelik devlet geleneğine sahip kadim bir devlettir!

Rahmetli Erbakan hocanın dediği gibi;
"Biz tarihin en şerefli milletiyiz, BİZ birilerini birşeylere layık görür ya da görmeyiz!"

Ve evet artık BİZ buyuz! 
İsteseler de, istemeseler de!
Kabul etselerde, etmeselerde! 

Bir dahaki yazımızda buluşmak ümidi ve Dua ile Vesselam

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın