Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

Başaramadınız başaramayacaksınız

Başından söyleyeyim ki, ben bir tarihçi değilim. Ancak 1918'den sonra İngilizlerin dikte ettiği güya resmî tarihte yazanlara inanacak kadar da saf değilim.
Başaramadınız başaramayacaksınız
Çünkü Türk'ün tarihi ne 1918'de başladı, ne de 1923'de...

Tam tersine 4000 yıllık bir Millet, 2000 yıllık da kadim bir devlet tarihimiz, geleneklerimiz ve teamüllerimiz var bizim.

Bunları yok sayarak, resmî tarihi Çanakkale savaşları ile başlatılmış göstermek, bu millete ihanet değildir de nedir?

Hele ki 650 sene Cihana, koca cihana nizam vermiş, adalet dağıtmış koca bir imparatorluğu yok saymak, görmezden gelmek, hatta inkâr etmek, sanırım tarifi olmayan bir ihanettir, çünkü gaflet ile tarif edilemez.

Evet Türkiye Cumhuriyeti, bu milletin kurduğu son devlettir.
İlelebet de payidar kalacaktır. Bunda da kimsenin zerre şüphesi olmasın.

Ancak bu devlet de sıfırdan kurulmuş, yerden bitmiş bir devlet değildir.

Osmanlı İmparatorluğu'nun legitim devamıdır.

Osmanlı İmparatorluğu demişken…

Şam da bu hafta başında vefat eden, en yaşlı Şehzade ünvanını taşıyan, dolayısıyla Hanedan Reisi olan Abdulkerim Dündar Efendi idi.

Acaba kaç kişi biliyor idi bu ismi?

Acaba kaç kişi, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Osmanlı Hanedan üyelerinin sayısını biliyor?
Bırakın isimlerini bilmeyi…

Bana dostum, hatta kardeşim sıfatını layık gören, gazetemizin de değerli yazarı Şehzade Orhan Osmanoğlu efendi, vefat haberini paylaştıktan sonra, medya ve sosyal medyayı takip ettim.

Hanedan ailesine yakın olduğum için, kimin ne münasebetlerde olduğuna az çok vakıf olduğum için, gözlemlediklerim beni hem şaşırttı hem üzdü ve hem de öfkelendirdi.

Çünkü günlük hayatlarında, Türkiye de yaşayan aile fertlerinden bile neredeyse radyasyonlu imiş gibi uzak duran isimler, aileyi hatırlamayan, hal hatır sormayan isimler, bir baktım ki, merhum Dündar efendi üzerinden siyaset kasmaya başlamışlar.

Burada isim vermeyeceğim.
Herkes kendini bilir.

O kendini bilen, aslında bilmezlere diyeceğim:
Türkiye'de yaşayan ve artık hanedan Reisi ünvanını almış olan Şehzade Harun efendi ile kaç kez görüştünüz?
Kaç kez ziyaret edip, hal, hatır sordunuz?
Diğer aile fertleri ile kaç kez bir araya geldiniz?
Hangi resmî davete davet ettiniz?

Yurtdışında yaşayan aile üyelerini kaç kez davet ettiniz veya o ülkelerde ziyaret ettiniz?

Merhum Adnan Menderes'in yaptığı adamlığı hangi biriniz yaptınız?

Yani "burada yaşamanıza, bu şartlarda yaşamanıza gönlüm razı değil" deyip gereğini yaptınız?

Ben bu ülkede, siyasi olmayan, ama ecdadına gönülden bağlı olan ve elinden gelenin çok daha fazlasını, on yıllardır yapan tek bir adam tanıyorum.

Ve evet, istemediği için, o helal süt emmiş, vatan evladının da ismini burada zikretmeyeceğim.
Sadece o bilir ki, yolu, yolumuzdur.

Çok uğraştınız yüz yıl boyunca hanedan ailesini unutturmak için, hatta insanların nefret etmeleri için.
Ne demek istediğimi anlamak için, milli (siz) eğitimin tarih müfredatına göz atmak yeterlidir.

Cennetmekan Sultan 2. Abdülhamid Han'ı halen kızıl Sultan diye öğreten, Sultan Vahdettin'i halen "kaçmış", hain diye öğreten bir müfredattan bahsediyoruz.

Peki başarabildiniz mi?

Milletimizin kalbinden, aklından, Mete Han'ı, Oğuz Han'ı, Süleyman Şah'ı, Ertuğrul Gazi'yi, Osman Gazi'yi, Fatih'i, Yavuzu, Süleyman'ı ve sırası ile Padişahlar silsilesini kazıyabildiniz mi?

Hayır!

Yüz yıl daha geçse kazıyabilecek misiniz?

Hayır!

Tıpkı, Bigalı Mehmet Çavuşu, Şerife Bacıyı, Nene hatunu kazıyamadığınız gibi.
Seyit onbaşıyı, Tokatın 15'lilerini, Köroğlu'nu, Ulubatlı Hasan'ı, Hoca Ahmet Yessevi'yi, Pir Sultan Abdal'ı, Hacı Bektaşı Veli'yi ve daha nicelerini kazıyamadığınız gibi.

Çünkü bu millet tarihini seviyor, biliyor, gurur duyuyor.

Ez cümle, yaşarken kıymetini bilmediğiniz, hatırını soramadığınız, saymadığınız, hatta isimlerini bile bilmediğiniz insanların üstünden siyaset kasmayın.

Burada özellikle tenzih etmek istediğim, Zatı Devletleri, Sayın Cumhurbaşkanımızdır.

Sol cenahtan bu hususta zaten bir şey beklemiyorum.

Ancak bizim mahallede siyaset yapanlar, biraz olsun kendilerini dinlesinler.


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın