Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

Ramazan'ın ardından

Ramazan'ın ardından
İşte Bayram gününe eriştik.
Bir Ramazan-ı Şerif'i daha ardımızda bıraktık.

Bu mübarek aya ve nihayetinde Bayramı'na erdiren yüce Allah'a sonsuz şükürler olsun.

Rabbim, sağlık, afiyet içinde daha nicelerine erişmeyi nasip etsin İnşaALLAH.

Ve yine ve her sene olduğu gibi, ki ben kendimi bildim bileli, bu böyle, bu Ramazan da çok güzel şeyler de oldu, ama maalesef çok yakışıksız şeyler de oldu.

Yapılan sayısı belli dahi olmayan hayırlar oldu.
Tüm hayır sahiplerinin hayırlarını Allah kabul etsin.

Fakirler gözetildi, doyuruldu, giydirildi.

Aslında hali, vakti yerinde onların her gün yapmaları gereken şeyler, Ramazan aylarında nedense daha bir popüler oluyor.
Neyse, olsun da nasıl olursa, ne zaman olursa olsun.

Tabii her Ramazan da olduğu gibi, bu sene de Ramazan ve seçim Arefe'leri dışında İslam ile kavgalı olan, Cami çevresinden bile geçmeyen birtakım siyasiler, Rahman'a geldi.
Ki, bunlar, muhafazakâr siyasileri, din ticareti yapmak ile suçlayan tipler.

Olsun, senede bir ay da olsa olsun.

Ha bu ara, oruç tuttuğunu, iftar/sahur yaptığını, teravih kıldığını her platformda afişe eden arkadaşlar:
Yaptıklarınız, zaten yapmanız gereken şeyler. Reklama hacet yok yani.

Bir de tabii, hiç ama hiç yakışı olmayan şeyler de oldu maalesef.

CHP'nin orta ve alt kadro yöneticileri, vekilleri, orda/şurda/burda, rakı masalarından paylaşımlar yaparak, bu sene de kalitelerini ortaya koydular.

Kendilerini artık me olarak görürler, bilinmezler, bu sene de milletin kutsal değerleri ile alay ettiler.

Ne hikmetse bu sene; "oruç tutmadığı için dayak yedi" filmi sergilenmedi, sanırım atlamışlardır.

Bu tip hareketleri, kimlerin neden yaptığını, on yıllardır neden yaptığını, hepimiz biliyoruz, onun için de burada daha fazla üstünde durmanın gereğini görmüyorum doğrusu.

Ancak bu yıl da özellikle gıda sektörü, yine yaptı yapacağını ve zaten artmış olan fiyatları, Ramazan münasebeti ile daha da arttırdı.

Kutsal mekanlarda bulunan restoran, Cafe gibi "müesseseler" de, her sene sergiledikleri aç gözlülüğü tekrar sergileyip, on olanı elli yaparak, "voleyi vurdu"!
(Çok Müslümanca davranışlar bunlar!)

Bu sene, maalesef yine Ramazan'ı Şerif, dünyanın pek çok yerinde, savaşlar ile, zulmler içinde geçti ve bunlar devam ediyor.

Ramazan, müminlerin kendilerine gem vurma, nefislerine terbiye verme vakitleridir.

Ramazan ayının son on gününde, itikafa girilirdi eskiden.

Bir cami/mescid/tekke/türbe de yatıp kalkılır, namaz dışında sadece kuran okunur, zikir çekilir veya tefekkür edilir, tek kelime edilmezdi.

Bugün ise, kim, nerde, kiminle, neden ne yaptığını, dünya aleme yaymak derdinde.

Evet, eski Ramazanlar, gerçekten de çok başka idi.
Daha sade/naif/uhulet ve suhulet içinde geçer, Bayram sevinci, doya doya yaşanırdı.

Elbette son iki senede Pandemi dolayısıyla bazı şeyler olmadı/olamadı.

Ancak bu sene de özellikle tatil beldeleri dolup taştı, şehirler boşaldı.
Ramazan Bayramı bayram değil, tatil fırsatı olmaya yüz tuttu.

Sanırım bu artık böyle olacak.

Eski gelenek ve göreneklerimiz, gün geçtikçe yerine batı kültürüne bırakacak.

Sonra da biz kalkıp, "Çanakkale geçilmez" diye övüneceğiz.

Doğru, Çanakkale geçilmedi de o geçemeyenler, daha sonra, kültür emperyalizmi ile girmedikleri hane bile bırakmadılar.

Acı gerçekler, maalesef bunlar.

Her neyse.

Bu vesile ile tüm okurlarımızın Mübarek Ramazan Bayramlarını tebrik ediyor, nice yıllara diyorum.


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın