Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

Yurtdışı seçmeni tepkili

Bravo! Büyük gayretler sarf ederek AK Partisi sonunda, yurtdışı seçmenini de küstürmeyi başardı.
Yurtdışı seçmeni tepkili
Unutmayalım ki bu seçmen kitlesi, 30 Ağustos’tan itibaren gelen tüm seçim ve referandumlarda, AK Partisi ve Sayın Erdoğan’a seçimi kazandıran oyları veren kitledir!

Ve şimdi bu kitle tepkili, üzgün hatta hayalkırıklığı içinde.

Önce cep telefonlarına ödenen ve zaten saçma sapan olan bir parayı 170 ₺ den 1500 ₺ çıkartarak, sonra bedelli askerliği bin Euro’dan 5000 Euro’ya çıkartarak ve sonunda nihai adım, yurtdışından borçlanarak emekli olmayı hem pahalılaştırıp hem de zorlaştırarak, nerdeyse imkansız hale getirerek!

Bunlar, bu seçmenin yüzüne birer birer vurulan şamarlar oldu. 

Hadi telefon meselesini geçtik, ancak bedelli ve emeklilik, bu insanlar için hayati önem taşıyan mevzular.

Ve siz bu mevzuları bu hale getirseniz, artık hangi akla hizmettir bilinmez, o kesimden hayır bekleyemezsiniz.

Ben oy şantajına karşı biriyim.

Bunu kaç kere yazdım. Ve bu duruşumdan hiçbir şekilde de sapmış değilim. 

Ancak yurtiçinde olan meselelerin telafisi var, alternatifi de var.

Ve bazı istekler keyfi keder istekler.

Bazıları ise, çok önceki hükümetlerin yediği haltlar.

Ama bu olaylar öyle değil. 

Zaten zor şartlar altında yaşayan, üstelik vatan hasreti ile yaşayan insanların en can alıcı iki meselesi bunlar.

Ve bu insanlara bu değişikleri hiçbir şekilde izah da edemezsiniz, sabunlamazsınız da. 

Durumun vehametini izninizle izah edeyim.

Gurbetçi bir vatandaş, bulunduğu ülkeden (kahir ekseriyetle Almanya) altı aydan bir gün fazla ayrı olduğunda, oradaki oturum izin ve haklarını kaybetmiş oluyor. 

Yani yaşadığı ülkeye geri dönemiyor.

Zira Alman makamları bunu fırsat bilip, tüm haklarını bir tuş ile siliyor. Ve sonra da o hakları yeniden edinmek için uğraş, uğraşabilirsen.

Çifte vatandaşlık hakkını zaten vermiyor.

Bedelli askerlik bin Euro iken, bir şekilde biriktirip, borçlanıp, iş yerinden izin alınıp, hadi halloluyordu.
Ancak 5000 Euro, gerçekten de büyük bir para ve zaten zor şartlar altında, pek çoğu da işsiz insanımız için, bu parayı bulmak imkansız!

Hadi belli bir yaşa kadar tecil ettirdi. 

Ya sonrası? 

İlte o sonrası, tam bir felaket.

Vatanına gelemez, çünkü asker kaçağı statüsünde, konsolosluk hizmeti de alamaz.

Alamayınca, yani pasaport süresi bittiğinde yenileyemeyince, oturumunu da yenileyemez.

Yani tümünden illegal bir duruma düşer.

Ve emin olun adeta bir Akbaba gibi tam da bu fırsatı kollayan Alman yabancılar şubesi, bu fırsatı beklerler ve insanımızı yurtdışı ederler.

Bunun önüne geçmek için, gurbetçi gençlerimizin tek bir alternatifi var, o da Alman vatandaşlığına geçmek.

Böylelikle de Türkiye’deki tüm haklarından mahrum kalmak.

Peki bu Allahtan reva mıdır?

Bir devlet, hükümet bunu kendi insanına niçin yapar? 

Emeklilikte gurbetçi insanımız, şimdiye kadar da deve yükü ile para ödeyerek bu hakkı alıyordu.

Birileri gibi, yaş sınırı falan değil dertleri.

Ancak şimdiki uygulama ile, ödenecek miktar iki katına çıktı.

Bunu kim ne akla hizmet yapar, ben bilemedim.

Kaldı ki, Avrupa’dan TBMM ye gönderilen vekiller, bunu biçin dile getirmez? 

Ama nasıl getirsinler ki?

Onlar bu Meclis’e girdikten sonra, geldikleri yeri de onları gönderenleri de unuttular.

Hatta Mustafa Yeneroğlu, yeni moda, Ermenileri ve Kürdistan bayrağı açan ucubeleri savunmayı kendine görev seçti.

Bu işte o kadar azimli ki, binlerce yıllık kadim devlet geleneğinin son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti ile, adı sanı olmayan, kuru bir fantezi ürünü Kürdistan ı kıyaslayabilecek kadar da ileri gitti.

Ve bizi de bu partiyi savunamaz hale getirdi. 

Peki ben direkt Sayın Erdoğan’a soruyorum:

Gurbetçiler, sizin her yurtdışı ziyaretinizde on binlerce akın etmediler mi?

Siz geldiniz diye, 17/25’den sonra Belçika da gece yarısı onbinlerce insan ile miting yapmasınız mı?

Sizden başka hanmış siyasi lidere, bir devlet başkanına nasip olmuştur bu?

Bunu size bu insanlar yaşatmadı mı?

YSK tarafından yapılan tüm olumsuzluklara rağmen, bu insanlar her siz Sandığa çağırdığında, fişlemelere maruz kalma pahasına, bulundukları ülkelerde eziyetlere maruz kalma pahasına, size oy vermeye gitmediler mi? 

Peki karşılığında görmeleri gereken bu muydu?

Bir dahaki seçime bu insanlar gider mi? 

Ve önemli bir bölümü de vatandaşlıktan çıkmak zorunda kalmaz mı?

Sayın Başkanım, umarım ki, Yurtdışında yaşayan insanlarımıza yönelik bu uygulamaları tekrar gözden geçirir.

Çünkü bunları dizin önünüze koyan her kimse, niyeti belli:
AK Partisi ve Sayın Erdoğan’ın seçim kaybetmesi!


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam 

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın