Lüks masalarda değil, nohut tenceresinin başında bir Vali

Lüks masalarda değil, nohut tenceresinin başında bir Vali

Bugün Kayseri’de kime sorsanız, yaşlısından gencine, kadından çocuğuna kadar herkesin ortak bir kanaati var: Vali Gökmen Çiçek, bu şehrin yalnızca yöneticisi değil; bu şehrin insanıdır.

Bu kanaatin neden bu kadar güçlü olduğunu anlamak için uzun analizlere, resmî raporlara ya da süslü cümlelere ihtiyaç yok. Bazen tek bir an, tek bir kare, tek bir sofraya denk gelen tesadüf, her şeyi anlatmaya yetiyor.

Geçtiğimiz cuma günü, cuma namazı çıkışı gazeteci dostum Üstün Tuncer abi ve henüz 18 yaşında olan, gazeteciliğe hevesli oğlum Muhammed Taha Geçgel ile birlikte, Kayseri’nin esnaf lokantalarından birine uğrayalım dedik.

Planımız basitti, hatta mütevazıydı: Saray közde usulü yemek İbrahim Usta’nın yerine nohut–pilav yiyelim…
Daha lokantadan içeri girer girmez, İbrahim abi gülümseyerek “Sayın Valimiz de burada” dedi.
İçeri geçtik, selam verdik.

Karşımızda gördüğümüz manzara şuydu:
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, bir esnaf lokantasında, lüks masalarda değil; vatandaşın oturduğu sandalyede, bizim yediğimiz nohut–pilavdan yiyordu. Dahası, yemekle yetinmiyor; esnafla sohbet ediyor, vatandaşla hasbihal ediyor, hâl hatır soruyor, dinliyor…

Ne koruma ordusu,
Ne mesafe,
Ne yapay bir resmiyet.
Sade, doğal, içten…

İşte tam da o an şunu düşündüm:
Biz neden bu valiyi övgüyle anıyoruz?
Neden Kayseri’de herkes Gökmen Çiçek’ten bahsederken yüzü aydınlanıyor?

Cevap çok netti.
Çünkü karşımızda makamdan değil, halktan beslenen bir yönetici vardı.

Bugün birçok bürokrat, halkın arasına karışmayı bir “program” zanneder. Önceden planlanmış ziyaretler, fotoğraf kareleri, hızlı tokalaşmalar…

Oysa Gökmen Çiçek’in farkı tam da burada ortaya çıkıyor. O, halkın içine girmiyor; zaten orada yaşıyor.

Kayseri’de vatandaş, valisini sadece resmî törenlerde değil;
-Bir esnaf lokantasında,
-Bir okulda çocukların arasında,
-Bir şehit ailesinin evinde,
-Bir gencin derdini dinlerken,
-Bir mahallenin sorununa kulak verirken görüyor.

Yani valisini, hayatın tam ortasında görüyor.

Bu yüzden Kayseri’de duyulan sevgi, bir makam sevgisi değil.
Bu; samimiyetin, mütevazılığın ve sahici yöneticiliğin karşılığıdır.

Devlet dediğimiz yapı, eğer vatandaşa uzaksa soğuktur.
Ama devlet, vatandaşın sofrasına oturabiliyorsa;
İşte o zaman güçlüdür, güven vericidir.

Gökmen Çiçek’in temsil ettiği yönetim anlayışı, devleti sert bir otorite olarak değil;
Şefkatli, dinleyen ve anlayan bir yapı olarak görünür kılıyor.

Aslında bu tablo bize çok şey söylüyor:
Devlet, milletin içine karıştıkça büyür.
Milletle göz hizasına indikçe güçlenir.

Bugün Kayseri’de konuşulan bir vali değildir sadece.
Bugün Kayseri’de konuşulan; devletin nasıl temsil edilmesi gerektiğine dair canlı bir örnektir.

Lüks salonlarda değil, esnaf lokantalarında…
Uzak koridorlarda değil, çarşının içinde…
Yukarıdan bakarak değil, yan yana durarak…

İşte bu yüzden Gökmen Çiçek, Kayseri’de bir makamın adı olarak değil; bir duruşun adı olarak anılıyor.

Ve işte bu yüzden,
Nohut–pilavın başında oturan bir vali,
Binlerce kelimelik resmî açıklamadan çok daha fazlasını anlatıyor.

Çünkü gerçek yöneticilik;
Yüksekten konuşmak değil,
Aynı sofraya oturabilmektir.

Kalın Sağlıcakla…

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Ustun tuncer
    🍀🍀🍀👏🏻👏🏻👏🏻
islami sohbet
dini chat sohbet odaları