13.10.2018 03:52 Güncelleme Tarihi: 13.10.2018 04:15 13049 Okunma

Problemi, problemin çıktığı yerde çözelim..

Problemi, problemin çıktığı yerde çözelim..

Hemen hemen her kesimden insan tanıyorum. Her görüşten her düşünceden kişilerin hayatlarına tanık oluyorum. Keza aynı şekilde onlarda benim.

Milletim gün içinde işleriyle alakadar olma peşinde lakin milletçe işimize odaklanamıyor verimlilik sağlayamıyoruz. 

İş problemleri, aile problemleri, çevremizle siyaset problemleri ve geçim sıkıntısı. 

Gündelik hayatımızda gayet normal ve olağan meseleler bunlar. Fakat yeri geliyor hepsi birbirine karışıp içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Bunun sebebi ise problemleri çözülmeyecek yerlere taşımamızdan kaynaklanıyor. 

İş problemini aileye, aile problemini işe, geçim sıkıntısını çevreye ve siyaseti ise her alanda çözmeye çalışmaktan ötürü toplumda genel bir buhran oluşuyor. 

Problemleri teşhis edip her birini alanında çözmek için gayretli olmalıyız. Bir başka yere taşıyarak mesul olmayan kişileri sorumlu tutmamız kimsenin faydasına değil. 

En çokta siyaset konusu;

Hayatımızın her alanında anladığımız ve anlamadığımız kadarıyla var olan tüm gücümüzle, bizlere uymayan fikirleri eleştirme gayretindeyiz. Sorulan her soruya cevap, her cevabın peşinden soru sorup karşımızdakini sıkıştırma ve haksız çıkarmanın derdindeyiz. 

Birlik ve bütünlük sağlamak için maalesef bir çabamız yok. Oysa ki sorumluluğunu yüklendiğimiz işlerimizde en iyi olmanın, kaliteli üretimin, milli olmanın ve konu komşuya faydalı olmanın gayretini göstersek, olumlu davranışları sergileyerek  insan yetiştirsek temel sorunlarımızın bir çoğunun üstesinden kolaylıkla geliriz. 

Bizler hata yapabiliriz, yanlış yapabiliriz. Mühim olan bunu idrak edip yapılan uyarılara kulak kesilip telafi etmenin derdi içine girmeliyiz. Telafi edilen her hata yarına atılan adımın sağlamlığını arttırır. 

Hayıflanmayı, kendimizi acındırmayı bir kenara bırakalım. Birey olarakta toplum olarakta bir çok zorluğun üstesinden gelecek akla ve kabiliyete sahibiz. 

Bırakalım herkes işini yapsın. Lakin yapılan işte hatalar ard arda gelip telafi yoluna gidilmiyorsa o zaman yapmamız gereken görev cezalandırmaktır. Her branşın cezalandırması mevcut olan ilişkiyle alakalıdır. 

Örneğin; müşterisi olduğunuz bir marketin ürünlerinde sorun varsa oradan alışveriş yapmayı kesmek gibi. Marketin camlarını indirmek reklamını yapar. 


Kavga etmeyi bırakıp yapıcı olalım. Kutuplaşmalardan uzak durup ortak menfaat alanlarımızda buluşalım. Birlikten oluşan kuvvet uzlaşılmayan konuların üstesinden gelecektir. Birlikte kazanmanın mutluluğu çevreye, çevrenin mutluluğu toplumun geneline sirayet eder. 

Tarih boyunca hem Devlet olarak hemde Millet olarak bir çok sıkıntı ve olumsuz badireler atlattık. Kötüsünden en kötüsüne kadar bir araya gelip bu badireleri tarihin sayfalarına yazıp geleceğimize ders olarak aktardık. 

Şimdilik sadece zor dönemdeyiz. Binlerce yıllık tarihimizde bir çok atamızdan iyi durumdayız. Çok daha iyi durumlarda olmamız için gayret, yarınlarda adımızın anılması için çaba, dünyaya millet olmanın ne demek olduğunu göstermek için sadık olmalıyız. 

Devletimize ve Milletimize zarar verecek olanlara idarecisinden dilencisine kadar hatada ısrarcılık yapmasına göz yummayalım, fırsat tanımayalım. Yalakalara, işgüzarlara, fırsatçılara imkan vermeyelim. 

Herkese sesleniyorum en baştakinden en sondakine kadar. 

Problemi, problemin çıktığı yerde çözelim..