TIC HOLDING Header
  • USD 18.645
  • EUR 19.651
  • Altın 1076.822
  • BIST 100 4962.97

Pazı Mastave – Osmanlı Mutfağı'ndan meze

Pazı Mastave – Osmanlı Mutfağı'ndan meze
Merhabalar,
Umarım herkes afiyettedir ve yemenize içmenize dikkat ediyorsunuzdur zira kış gelemedi bir türlü gelirse de çetin geçecek gözüküyor bağışıklık sistemimiz her daim güçlü olsun ki karşılaması rahat olsun diye hatırlatmak istedim. Buna ilaveten de birçok grip türü şu anda ortamda, özellikle çocuklar çok etkilendiler. Büyüklerde de covid tekrarları bayağı bir rastlanıyor aşılara rağmen. Çünkü varyasyonlar çabuk dağıldı aşı bunlara karşı etkili değil. 
 
Benim iksir formülüm vardır bu durumlar için yıllardır yaparım bu sene de yapma zamanı gelmiş demek ki: İnce kibrit çöpü gibi taze zencefil, 1-2 limon yarım ay incecik doğrayın. Kavanoza bir sıra limon bir sıra zencefil dizin. Dolunca da ağzını dolduracak kadar bal. Bu şekilde 1 hafta 10 gün buzdolabında bekleyecek. Sonrasında bitki çaylarının içine veya sadece sıcak su ile birer kaşık ilave edip içilecek. Ben içindeki yumuşamış zencefilleri de kıtır kıtır yemeyi çok severim, aynı şekilde limonlar da yenebilir. Buzdolabında saklanmalıdır. 
 
Evdeki yemeklerde de yapabildiğimiz kadar mevsim sebzesi, akşam yemeklerinde bol yeşillik, limonlu kocaman salatalar, (Biz 3 kişilik aileyiz her akşam 6-7 kişilik salata yeriz muhakkak) sağlıklı yağlarla pişen proteinler ve probiyotikler olmalı soframızda. Probiyotik deyince mümkün olduğu kadar evde hazırlanmış yoğurt, elma sirkesi, ev turşusu demek istemiştim. Ama yapamadınız mı panik yok, mahallede varsa bir mandıra onların yoğurtlarını alın gene de faydalı olur. Ayrıca bir turşucunuz var ise de çok şanslısınız. Lahana turşusu, salatalık, diğer sebzelerin turşuları (benim favorim bamya turşusudur) ve turşu suyu azar azar içilebilir. 
 
Bir de bağırsaklarımızda probiyotik yapımına sebep veren prebiyotik ürünler var, bunlar da muz, kuşkonmaz, pırasa, hindiba gibi sebzelerdir. 
 
Bunları bugün aklıma geldiği için yazdım ama asıl söz etmek istediğim konuya henüz gelemedim. Oğlumun burun devüasyon ameliyatı için hastanedeyiz bugün. Çok şükür gayet iyi geçti ama bir gece kalabiliriz. Ben yanımda kahvem, fındığım, atıştırmalıklar hepsi ile geldim ama beslenme rutinim saatlerim hemen bozuldu tabii. En önemlisi mutfaklarımdan uzaktayım ve kontrol bende değil!!! Aman Allahım diyor bir yanım, bir yanım da (Mindfullness eğitiminin faydası burada devreye giriyor.) Sakin, sakin, bakalım ne olacak, çözüm üret panik yapma…
 
Öğlen saatinde refakatçi yemeği geldi. Ben öncesinde ameliyathane girişinde olduğum için özel beslendiğimi söyleyememiştim. Unlu bir çorba, ekmek, su böreği, bir de sanırım ıspanaktı. Genel olarak fena bir menü değil ama aşırı karbonhidrat yüklü. Sonra değişti sebze püresi, havuç püresi (Havuç piştikçe şekeri artar ve püre tatsız tuzsuz aşçıya selam olsun.) Mercimek çorbası, bunda da un veya katkı maddesi oluyor şekeri tavan yapan malzemeler bunlar. Bir de sebze türlüsü ama bunun içinde de havuç ve patates var gene karbonhidrat. Anlayamadığım şu ki, bayağı güzel isimli bir hastane, belli ki beslenme uzmanları hazırlıyor menüleri neden bu kadar hamur ve un dolu??? 
 
Bir yeşil salata neden yok az da olsa? Her yemeğe havuç koyulacaksa bari çiğden rende salatası olsa daha iyi olmaz mı? Üstelik bu kat ameliyat hastaları katı ve sebze & vitamin desteği çok önemli. Sonuçta ekstra bir tabak ıspanak yemeği geldi ben de bayılarak yedim, yapanların ellerine sağlık çok dua ettim :)
 
Bu yorumları tabii ki Diyabet beslenmesi kapsamında paylaşıyorum, normalde kronik bir hastalık yoksa özel beslenmiyorsanız evinizde bu yemekleri mis gibi zeytinyağı ile yapıyorsanız bir şey demek doğru olmaz. Afiyetle yiyin. 

Düşünceler içindeyim sorguladıkça kızıyorum üzülüyorum. Özellikle paylaşmak istedim ki bilinçlenmemiz gerekiyor altını çizmek için. 
 
Gelelim haftanın reçetesine; pazıyı çok ayrı severim, yıkaması, ayıklaması da ıspanağa göre daha kolaydır. Bugünün yıldızı pazı olsun. Bu bir Osmanlı Yemeği. Pazı Mastave. 
 
Malzemeler,
2 demet Pazı (4-6 Kişi için yeterli olacaktır.)
2 baş soğan
¼ çay bardağı zeytinyağ
400 gr süzme yoğurt
2 diş sarımsak (ezilmiş)
Deniz tuzu, değirmen karabiber
Süslemek için tereyağ, kırmızı toz biber 
İsteğe bağlı çörekotu 
 
Pazıları yıkayıp ayıklayın.
Şerit şerit doğrayın.
Soğanları yemeklik doğrayın. Zeytinyağında soteleyin. 
Pazıları ekleyin. 
Pişene dek kavurun. Suyunu verecek sonra çekecek. 
Tuz karabiber ekleyin, muskat rendeleyin.
Ayrı bir yerde süzme yoğurt, biraz tuz, 1-2 yemek kaşığı zeytinyağ ve ezilmiş sarımsak ile sos yapın.
Soğuyan pazıyı yoğurtlu sos ile karıştırın. 
Üzerine tereyağlı sos gezdirin. İsteğe bağlı çörekotu serpebilirsiniz. 
 
Afiyetle… 
 
 
 
Belkıs Erden TUNCAY
Belkıs’ın Mutfağı’nın Kurucusu & Sosyolog

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Zerrin Erden
    En sevdiğim sebze yemeği ekonomik şartlar sebebiyle en uygun sebze ben yıkaması kolay olduğu için tercih ediyorum. Ispanak beni yoruyor. Elinize sağlık mükemmel seçim