Doç.Dr. Ömer Kul

Doç.Dr. Ömer Kul

Doğu Türkistan'da yine bayram yine hüzün var…

Doğu Türkistan'da yine bayram yine hüzün var…

Hem yarınki Kurban Bayramlarını tebrik etmek hem de haber alabiliyorlarsa Doğu Türkistan’daki son durumu sormak üzere dün Doğu Türkistanlı birkaç dostumu aradım. Aslında ararken de "aklımdan geçenler doğru değildir" diye bir temennide bulunmaktan da kendimi alamadım.

Her ne kadar birileri Doğu Türkistan'da yaşanan vahşete, iflah olmaz bir şekilde, "canım orada her şey güllük gülistanlık, bütün bunlar ABD'nin oyunu" dese de, güneş balçıkla sıvanmıyor, dahası artık mızrak çuvala sığmaz olmuş, tuz kokmuş, mevta olan insanlığın cenazesini kaldıracak kimsecikler ortalıklarda kalmamış gözükmekte…

Efendim, malum geçen Ramazan Bayramı'nda Çin Komünist Partisi (ÇKP) eliyle oynatılan tiyatroyu hep beraber seyretmek mecburiyetinde bırakılmıştık. Konuya dair bu sütunda kaleme aldığımız yazıda "Birileri Bayram mı dedi?"  demiştik. Biz bu sütunlardan "Doğu Türkistan’da zulüm had safhada, ÇKP, İslam’a ve Türklüğe savaş açmış durumda" dedikçe yankısı Pekin’den duyulmuş olacak ki, Ramazan Bayramı namazı çıkışında, her yerinden tiyatro olduğu belli olan bir video üzerinden ÇKP eliyle "Doğu Türkistan’da insanların mutlu, bayramların neşe içerisinde kutlandığı" propagandası 5. Kol Faaliyeti olarak dolaşıma sokulmuştu.

Bu sefer biraz erken davranıp siz değerli okurlarımızla Doğu Türkistan’da Kurban Bayramı’nda olabilecekleri paylaşmanın daha yerinde olacağı kanaatine vardık.

Dedik ya, dostlarımızı aradık, hal hatır sorduk ve Doğu Türkistan’daki son durumu ve yarınki Kurban Bayramı’nın nasıl olabileceğini konuştuk.

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, Doğu Türkistan’da ÇKP eliyle bir devlet terörü estirilmekte ve bu konuda vicdanları sızlatan uygulamalar fasılasız devam etmekte. Modern köle işçiler yine köleleştirilmekte, sözde eğitim özde soykırım kamplarına yenileri eklemekte, dini ve milli değerler aşağılanmakta, çocuklar asimile kreşlerine doldurulmaya devam etmekte, bırakın "esselamualeykum" demeyi "hayırlı işler" ifadesi bile "dini çağrıştırıyor" diye yasaklanmakta, genç kızlar Çinlilerle evlenmeye zorlanmakta…

Peki, bu Kurban Bayramı nasıl kutlanacak diye dostlara sorup sınırlı da olsa bölgeden son bilgileri almalarını rica etmemizin üzerinden bir-iki saat geçmemişti ki gelen haberler şark cephesinde değişen bir şey olmadığını, bizim de bir ümitle beklentilerimizin boş olduğunu anladık.

Buraya dikkatinizi çekmek isterim; dün itibariyle ÇKP Hükümeti “Bayram veya Kurban’a” dair henüz bir emir yayınlamadığı” tarafımıza iletildi.

Aslında sadece bu cümle bile Doğu Türkistan’daki durumu gözler önüne sermektedir. 2021 yılı dünyasında inanç özgürlüğünden dem vuran dünyanın neredeyse göbeğinde, inançları gereği Kurban kesecekler ceberut devletin açıklamasını beklemekte.

Kadim Türk-İslam medeniyetinin Kaşgar, Hoten, Aksu, Gulca, Altay, Kumul, Turfan, Yarkent… gibi şehirlerinde yarın geçmişin güzel hatıralarıyla dolu bayram sevinçlerini, kesilen kurbanın ilk kanından bir parmak çocukların alınlarına sürmeyi, toplu olarak kabirleri, eş-dost ve akrabayı ziyaret etmeyi muhtemelen bu bayramda da göremeyeceğiz. Lakin yarın sabah kalktığımızda geçen Ramazan Bayramı’ndakine benzer bir video ile Doğu Türkistan’da bayramların neşe içerisinde kutlandığı 5. Kol faaliyetine tanıklık edebiliriz.

Dünkü görüşmelerimizde bir garipliği daha öğrendim ki, o da ÇKP zihniyetinin ne derece gayri insani olduğunu gözler önüne sermekte.

Doğu Türkistanlıların ülkemizde ikamet edenlerine “pasaport vereceğiz” diye bir ilanda bulunan ÇKP’nin Ankara’daki Büyükelçilik binasına giden her Uygur’u Doğu Türkistan’dan geldiğini söyleyen biri Çinli diğeri Uygur iki kişi ayrı ayrı sorguya çekmekteymiş.

Sorgularda Türkiye’de nerede, kimle kaldığı, ne iş yaptığı, nasıl geçindiği … gibi sorular peşi sıra soruluyormuş. Elçilik görevlilerinin, muhtemelen Ülkemizde yaşayan ama can korkusu dolayısıyla Doğu Türkistan’a dönmemiş olanların listesini çıkarmak, durumlarını öğrenmek ve kandırabilirlerse geriye dönmelerini sağlamak birincil önceliği durumunda.

Lakin pasaport süreleri dolan veya dolması yakın olan Doğu Türkistanlılar "vatansız" konumuna düşmemek için Elçilik binasına gitmeye mecbur bırakılmakta. İçişleri Bakanlığı’nın yakın zamanda bir kısım Doğu Türkistanlılara hak ettikleri vatandaşlığı vermeleri sevinç yaratmıştı. Bu vesile ile geri kalanların da yüreklerine su serpmek, rahat nefes almalarını sağlamak amacıyla Devletimizden bir seferliğe mahsus "istisnai vatandaşlık", tabi ki terörle irtibatlı ve iltisaklı olanlar hariç, verilerek ÇKP zulmünden kurtarılmaları en güzel Bayram hediyesi olacaktır.

Anlayacağınız sevgili dostlar; Doğu Türkistan’da Bayramlar unutulalı yıllar oldu ama daha acısı ÇKP, Doğu Türkistan’daki zulmü az görmüş olacak ki Ülkemizde hayata tutunma mücadelesi veren Doğu Türkistanlılara da rahat nefes aldırmamaya niyetli.

"Zulüm ilelebet payidar olamaz" inancımız muhafaza ediyor, buruk bir bayram geçirdiğimizi siz değerli dostlarla paylaşmak istiyorum. Kalın sağlıcakla… 

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın