Suçlu bulundu! Vurun abalıya!

Suçlu bulundu! Vurun abalıya!

Fatma Betül Sayan Kaya…
Günlerdir,
Herkes bu isim üzerinde tepiniyor, bu isim üzerinden günah çıkartıyor!
En acısı da,
Düne kadar hanımefendinin elini-eteğini öpen ve etrafında pervane olanların tepinmesi ve kendi masumiyetlerine karine devşirmeye çalışmasıdır!
Resmen,
Kendi mahallesinin vebalısı ilan edildi…

Bana göre ise,
Bu suçun en az suçlusu,
Ve,
Aileden başlamak üzere en kumpasa getirilendir Fatma Betül Sayan Kaya…

Kemal Tahir’in “Kurtlukta düşeni yemek kanundur” sözüne bir güncelleme yapacak olursak; bugün “Çakallıkta düşürmek ve düşürüleni yemek caizdir” kaidesi işliyor.
Bu durum,
Yeni Türkiye yüzyılının insan eti yeme iştihası ve vurun düşene azgınlığından başka bir şey değildir!
Yarın-birgün,
Göreceğiz ki Fon Yamyamlarına bir kurban gerekmiş ve FBSK kurban seçilmiş olduğunu hep birlikte göreceğiz!
Çünkü alavere-dalavereyi en beceremeyen ve en kolay kandırılıp hiç edilebilen isim olduğu içinmiş diyeceğiz!

Çok eminim ki,
Hanımefendi şuan “sussam olmuyor konuşsam olmaz” diyerek çıldırmak üzere…
Ama,
En yakınında ve onu en teselli edip susmasını telkin edenler var.
İşte,
Tam da onlar, aslında en günahkar ve en masum olmayanlar…
Ama,
Fatma Betül Sayan; en uygun kurban! Hem de, belki eşinin, abisinin veya abi/abla gibi gördüğü bilmem kimin suça bulaştırdığı ve soyguna sembol isim yapılan bir kurban…
Muhtemelen,
Fon Fatma ismini de, yine aynı kişiler eşek çamura çöktüğünde kullanırız diye düşünüp; bugün, marka söylem şeklinde sloganize ettiler.

Ramiz Dayı der ki:
“Bak yeğen!
Mükemmel bir soygun için kaç kişi gereklidir biliyor musun?
Dört…
Birinci kişi, soygun hakkındaki bilgileri toplayacak; içerden biri olursa daha iyi tabi…
İkinci kişi, soygunu yapacak cengaver biri olmalı. Gerekirse adam öldürecek, cinayet işleyecek…
Yeğen!
Her mükemmel soygunda bir de kurban olacak. Herkesin gözü onun üstünde olacak. Suçu onun üzerine atacaklar; ki, bu arada asıl suçlu uzayacak… İşte kurban edilecek bu kişi de üçüncüsü…
Dördüncü ise,
Bütün bu işleri planlayacak kadar akıllı olacak.
Asıl yüzünü kimseye göstermeyecek. Herkese başka şeyler söyleyecek, herkesi soyguna ikna edecek!
Senin gözünün içine bakıp seni tuzağın içine çekecek! İşte işin arkasındaki asıl kişi bu bu…”

Bir örnek dahilinde kuralı söyledim. Artık kim hangi kişi veya kimler hangi formata uyuyor siz takdir edin…

Gelelim ahlak meselesine:
Herkesin ağzında bir “ahlak” var.
Neymiş be arkadaş; ahlak da ahlak!
Herkes ahlaklı bir tek FBSK ahlaksız!
Peki soruyorum; hangimiz ondan daha ahlaklıyız! Benim ahlakım senin-onun-ötekinin ahlakını döver mi yani?
Ama,
Öyle bir an yaşıyoruz ki ahlaksızlığımız dilimize vurmuş ve ahlaksızlık pazarında ahlak pazarlamacısı haline gelmişiz!
Çok ahlak diyerek çok ahlaklı olmaya çalışan ahlaksızlar fink atıyor arenada…
Ulan!
Hani nerede ahlak!
O kız oğlan kız ahlak dağlara kaldırılmış, en rezil iğfallere maruz bırakılmış,
Ve,
Bizim dilimizde ahlak da ahlak!
Geçin Efendiler geçin! Ahlak bitti adı kaldı; artık karpuzdan ahlak seçin! Ahlakla seçilen en ahlaksızı başa geçirin!
 Ulan Vicdansızlar!
Bu yapılana vicdan sızlar, ahlak sızlar be!

Kirpi’nin dediği gibi “bu sefih insan etisiz insan yeme ve recmetme/taşlama iştihamız” bana Halil Cibran’ı hatırlattı.

“Ey Kavmim!
Hazreti İbrahim olsan, sana gönderilen kurbanı sen pazarda satarsın.

Hazreti İsa'yı gözünün önünde çarmıha gerseler, sen başka şeylere ağlarsın.
Gündüzleri Maria Magdalena'yı 'fahişe' diye taşlar, geceleri koynuna girmeye çabalarsın.
Kadınların siyah giyer, kederle solar tenleri ama onları görmezsin.
Her kuytulukta bir çocuğun vurulur, aldırmazsın.

Merhamet dilenir, şefkat dilenir, para dilenirsin.
Ve nefret edersin dilencilerden.

Utancı bilir ama utanmazsın.
Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın.

Hazreti Hüseyin'in kellesini vurmaz ama vuranı alkışlarsın.
Muaviye'ye kızar ama ayaklanmazsın.
Hazreti Ömer'i bıçaklayan ele sen bıçak olursun.

Ey kavmim...
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin…”

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları