Tezcan Erdoğan

Tezcan Erdoğan

Dikkat edelim bu işte bir griplik olmasın

Ülkemiz, Mart 2020ʼde ilk vakanın görüldüğü günden beri Koronavirüs ile ciddi bir mücadelenin yürütüldüğü bir ülke diyebiliriz. Başlangıçta hızla yükselişe geçen vaka sayıları, hükümetin aldığı önlemler ile kısmen kontrol altına alınarak Haziran 2020ʼye kadar düşüşe geçmişti.
Dikkat edelim bu işte bir griplik olmasın
Virüsün yaz aylarında etkisini kaybedeceği beklentisi ve ekonomik olarak sürdürülemez pandemi kısıtlamalarının hızlı bir şekilde normalleşme sürecine sokulması, düşüş eğilimini sona erdirip tekrardan vaka ve ölüm sayılarının artmaya başlamasına yol açtı. Bu süreçte insanlar pek alışık olmadıkları bir hayatın içerisinde buldular kendilerini. Bugün her ne kadar normalleşmiş bir hayatı yaşıyorsak da kısıtlamaların izleri hala insanların psikolojisindeki yerini koruyor. Özellikle de kısıtlamaların yeniden başlayacağı endişesi insanları huzursuz ediyor.

Bu bağlamda sonbaharın gelmesi ile birlikte başlayan grip aşısı sezonu, bu endişelerin de etkisiyle grip aşışına karşı bir talep patlamasına yol açmış durumda. İnsanlar, özellikle de ilaç şirketlerinin ve lobilerinin etkisiyle basında ve sosyal medyada yapılan propagandaların etkisine kendini fazlaca kaptırmışlar.

Daha şimdiden eczanelerde grip aşısı için isimlerini yazdırıp bekleyen insanların haberlerini bültenlerde defalarca görmüşsünüzdür. Aşı ücretinin SGK tarafından karşılanıyor olması bu ilginin artmasındaki en önemli faktör bence. İyi ama grip aşısının Koronavirüse karşı bir etkisinin olmadığını ne için kimse anlatmıyor. Hatta grip aşılarının grip vakaları üzerinde ne kadar etkili olduğu bile bence tartışılmalı. Her sene mutasyona uğrayarak ilaçlara ve aşıya karşı direnç kazanan gribe sebep olan virüsler, sadece insanlara değil sağlık sistemlerine de ağır bir yük oluşturmaktadır.

Koronavirüs endişesini grip aşısı ile gidermeye çalışmak ne kadar bilimsel acaba? Bilim Kuruluʼnun bu konulara bir açıklık getirmesi gerekmektedir. Aksi halde insanlar sahte bir güven duygusuna aldanıp tedbirli davranmayı ihmal edebilirler. Sonbahar şartlarında salgının boyutunun artacağı şimdiden belli oluyor. Artan ölüm vakaları ve ağır hasta sayıları bunun öncü bir işareti. İlkbaharda uygulamaya konulan kısıtlama kararları sonbaharda da uygulanırsa bunu ekonomimiz kaldırabilir mi? Daha ötelenen borçlar ve vergilerin ödeme günleri yeni gelmişken buna özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin dayanabilmesi pek mümkün görünmüyor.

Aşı çalışmaları halen devam ediyor. Onlarca devlet ve özel şirket her gün yeni bilgiler paylaşıyor gelinen son noktalar hakkında. Ama hiçbir aşı çalışması henüz tam anlamıyla güven vermek bir tarafa uygulanan kişilerde görülen yan etkiler dolayısıyla durdurulan aşı projeleri bile duyuyoruz.

İnsanları da maalesef böyle bir kolaylığa alıştırdılar.

Sanki bir aşı, sağlıklı yaşamın tek formülü gibi bir algı yerleşiyor insanlarda. Oysaki en önemli şey, insanların sağlıklı yaşam biçimine geçmeleridir. Yani hiçbir şey yokmuş gibi davranıp, sağlıksız bir ömür sürüp, alkol, sigara, uyuşturucu maddeler, hazır ve sentetik gıdalar, sentetik ilaçlar ve gıda takviyeleri ile bir hayat sürdüğümüzde vücudumuzun pek çok hastalığa karşı kapıyı ardına kadar açtığını unutuyoruz. Sağlıksız çalışma ortamları, denetimsiz sosyal alanlar ve çarpık ilişkiler de yine hastalıklar için uygun ortamlar hazırlamaktadırlar. Bu işin tek kazanını ise ilaç ve gıda şirketleri oluyor.

Her anlamda sağlığını hiçe sayıp sonra da ilaçlardan mucize beklemek hiç aklı başında bir iş değil. Buna çanak tutanlar da yok değil. Ama akıllı olup önleyici tedbirlere baş vurarak ve virüsün bulaşma kanallarından uzak durarak bu kışı daha sağlıklı geçirebilir ve ölmezsek ilkbaharı daha güzel ve mutlu bir toplum olarak karşılayabiliriz.

Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle...

Tedbirle olun, sağlıklı kalın, hoşça kalın.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın